<<< geri
 

ARILARDA  SONBAHAR  BAKIM VE

BESLEME ÇALIŞMALARI

 

KOLONİNİN  BAL İHTİYACININ  BIRAKILMASI

 

 

 

Bir  koloni,  ana  arısı, 15-20 bin genç işçi  arısı  ve  kovanda  yeterli  balı  bulunursa  dengeli  bir  kışlama  yapabilir,  işçi  arılar  genç  değillerse  kış  süresince  ömrü  dolanlar  ölür  ve  koloni de   çok  fazla  ergin  arı  kaybı  meydana  gelir.  Kış  salkımını  oluşturacak  sayıda  işçi  arı  mevcudu  yoksa  bu  koloniler  kış  şartlarına  dayanamazlar,  ilkbahara  ulaşmış  olsalar  bile  yeterli  gelişimi  olamaz  ve  kötü   hava  koşullarında  ölürler. Kış  şartları  uzun  geçen  bölgede  arıcılık   yapanlar,  bal  hasadını  sezon  bitiminde  arılar  yağmacılığa  başlamadan  önce   yapmalılar. Arılara  kendilerini  kışa  hazırlama  zamanı  bırakılmalıdır.

Arıların  uçuş  yapmadığı  zaman  diliminde  kovan  çerçevelerinin  kontrolü  yapılmamalı  çünkü  sonbahar da  arılar  çerçeveler  arasında  propolis  bağlantıları  yapar,  olası  kontrolde  bu   bağlantılar  kopar, arılar  kendini  toparlayamaz.  Bu  kontrollerin   mutlaka  aktif   dönem de  yapılması  gerekir.

Yeterli   kondüsyona  sahip   olmayan  koloniler   birleştirilmeli,  zayıflık  nedeniyle  kışın   ölecek  iki  koloni  yerine  güçlendirilmiş   bir  koloni  kışa  hazırlanmalı,  zayıf  kolonilerden  birisinin  ana  arısı  alınmak   suretiyle  birleştirme  yapılmalıdır.  İyi  bir   sonbahar  hazırlığı   yapılmalı,  7  çerçeveyi  doldurulan  arı  mevcudu  ile   koloni  kışlatmaya  alınmalıdır.  Kovandaki  boş  gereksiz  çerçeveler alınmalı  koloniler  bölme  tahtasıyla  çok  iyi  sıkıştırılmalı  ve  kovan  kalın  kovan  örtü  bezleri  ile  sarılmalıdır.

Koloniler  çok  güçlü  ise  bal  hasadı  sonrası  bölme  oğul  elde  edilir. Bu  bölme  oğulda  mutlaka  çiftleşmiş  genç  ana  arı  kullanmak  gerekir.

 

Her  koloninin  kışı  rahat  geçirebilmesi  için  kovanda  yeterli  miktarda  bal   bulunması  gerekmektedir. Konaklanan  yöre  neresi  olursa  olsun,  kovanda  bulunması  gereken  bal,  her  çerçeve  arı  için  bir   çerçeve  baldır. Arılarla  kaplı  çerçevede,  en az  2  kg  bal  bulunmalıdır.  Bu  balların,  arının  salkımı kuracağı,  çerçevenin  orta  alt  bölümü  olan  alanın  dışında,  tamamının  sırlı  olması  gerekir.  Kışın  arılar  tarafından  kolonilerde,  arıların  salkımda  olduğu  zamanlarda  salkım  ısısı  ayarlanır. Ancak  salkım  dışında  kalan  kovan  içi  ısısı  arılar  tarafından  ayarlanmaz.  Açık  balla  kışlatılan  kolonilerde  oluşan  rutubet  açık  petek  gözlerindeki  bal  tarafından  absorbe  olur.  Balda  su  oranı  yükseleceği  için  ekşime  başlar.  Bu  durumda  arıların  beslenmesinde  olumsuz meydan  getirir.  Ayrıca  kovanda 1-2  adet  polenle  dolu  çerçeve  bulunması,  arıların  erken  gelişmelerinde  oldukça  yararlıdır.  Arıların  uçuş   yapmadığı,   ancak  yavru  gelişiminin  devam  ettiği  erken  ilkbaharda  bu  polenli  ve  ballı  çerçeveler  koloni   gelişmesinde  sürekliliği  sağlar.  Kovanda  bulunan  bala,  kış  süresince  arıların  salkımda  hareket  ederek  ulaştıkları   ve  beslendikleri  bilinmektedir.  Balı  yiyen  arılar  salkım dışı  sıcaklığını  17 derece  civarında  tutar.  Bu  ısı  yavrusuz  dönemde  arıların  kışlaması  için  yeterlidir. İşçi  arılar  bal  yemek  suretiyle  salkım  ısısını  korurlar.  Arıların  kış  süresince  yiyeceği  balın çiçek   kaynaklı  olması önemlidir.  Petek  gözünde  granüle  olan  ayçiçeği, pamuk  kaynaklı balları  kışlama  da  kullanmak  tercih  edilmemektedir.

 


 

SONBAHAR  BESLEMESİ

 

HASTALIK  KONTROLÜ VE 

VARROA İLE MÜCADELE

 

Bal  hasadında,  yeterli  balın  bırakılması  kesinlikle  sağlanmalıdır.  Arının  tüm  balını  alıp  arıya  şurup  vermek  suretiyle  bal stokları  sağlamak  yöntemi  doğru  bir  uygulama  değildir.

Sonbahar da  yapılacak  şuruplamalar da  kullanılan  şeker,  kovan  başına  toplam 1-2 lt civarında  olmalı  ve  bu  uygulama  2  gün  ara  ile  5-6  defada  yapılmalıdır. Şurupla besleme,  arıların polen  getirdiği ve  uçuş  yaptığı  zamanlarda  uygulanmalıdır.  Sonbaharda  arıya  verilecek  şurup  2  birim  şeker  1  birim  su  dan  yapılmalıdır.  Sonbaharda  arı  yemi  açısından geç  sonbaharda  şurup  kesilip  arı  keki  verilmelidir.  Arının  çiçekten   almış  olduğu  bal  özünün  yarısına  yakınını  su  teşkil  etmektedir.  Arı   kendi  stoğun da  bulunan balı  kullanırken  sulandırıp  yer,  doğadan  topladığı   bal  özünü  depolarken inverte  eder  ve   su  oranın  %17’nin  altına  indirir  ve  bal   halinde  peteklere  depolar,  üzerlerini  sırlar.  Aşırı  beslemede  şekeri   bala  çevirmek  için  işçi  arılar  invertase  enzimini  kullanır.  Bu  enzim  işçi  arıların  kitin  tabakasının  altında  bulunan  yağ-protein  stokları  kullanılarak  elde  edilir. Doğadan  polen gelmiyorsa  enzim  yapımını  sürdüremez,  dolayısıyla  işçi  arılar  çok  kısa  zamanda  yaşlanır,  yıpranır.  Böyle  bir  uygulama  yapıldığında  şekeri  bala  çevirmekten  yorulan  arılar  kış  süresince  sağlıklı  kalamaz  ve  ölürler.  Doğadan  yeterli  polen  gelmiyorsa  polenli  kek,  süt  tozu  ve ya  arı  vitamini  ile  kek  karışımları  hazırlanmalıdır.  İlkbaharda  yeni  işçi  arılar  çıkacağı  için  bu  yöntemle  beslemede  süreklilik  sağlanabilir.

 

Arılarda  beslenme  fizyolojisini  bilmeyen  ya da  önemsemeyen  arıcılarında  arılarında  kış  ölümleri  fazla  olmaktadır.  Arıların  en iyi  besini,  kendi  yaptığı  bal, ve  doğadan  topladığı polendir.  Kuluçkalık  tan  hiç   bal  alınmamalıdır.

 

 

 

Bir  kolonide  hastalık  şüphesi  varsa  örnek  alınmak  suretiyle  kesin  teşhis  yaptırılmalı,  buna  göre  ilaçlı  mücadele  gidilmelidir.  Gelişigüzel  ilaçlar  kullanmak  bal  mumunda  ve  arının  yiyeceği  balda  birikme  yapacak,  bu  durum da  bal  satışında  olumsuzluk  yaratacaktır.  Tedavi de kullanılan  ilaçlar  reçetesine  göre uygulanırsa  sonuç  alınır.

Varroa  ile  ilgili  yapılması   gereken  mücadele  oldukça  önemlidir.

Yaz  aylarında  arılarda  popülasyon  artışı  olur.  Buna  paralel  olarak  varroa  paraziti de  çoğalır.  Bal  hasadı  yapıldıktan  sonra  kovanda  yaşlı  işçi  arıların  ölmesi  ile  kondüsyon  azalmaya  başlar.

Varroa  parazitinin  ölüm  oranı  daha  az  olduğundan  kovandaki  işçi  arı  miktarı 60.000  işçi  arıdan, 20.000  arıya  düştüğünde  varroalar  20.000  arı  üzerinde   yoğunlaşmış  olur.  Bu  dönemde  mücadele  yapmak  gerekir.  Eğer  mücadele  yapılmazsa  kışa  girecek  genç  kuşak  işçi  arılar  varroa  parazitinin  tahribatına  uğrar;  güçsüz  işçi  arılar  ile  koloni  kışa  girer   ve  kışlama  sağlıklı  olmaz.  Bunu  önlemek  için;

a)  arının  ve  varroanın  biyolojisi  hakkında  yeterli  bilgi  edinmek  gerekmektedir. Varroa  çoğalmasını  petek  gözlerinde  arı  larvalarından  beslenmek  suretiyle  yapar.  Ergin  varroalardan  bir  kısmı  da  arının   kanından  emgi  yapmak  suretiyle  beslenir.  Yavru  bulunan  bir  kolonide  varroa  parazitinin  bir  kısmı  yavru  gözlerinde  bir  kısmı da  arılar  üzerindedir.

b)           Mücadele  zamanını  iyi  seçmek,  koloni de  yavru  ve  bal  varken  mücadeleyi yapmamak  gerekir.  Yavrunun  en  az  olduğu  zamanlarda  tarım  ve  köyişleri  bakanlığı  tarafında  ruhsat  verilmiş  ilaçlarla  mücadele  yapılmalıdır.

c)           Mücadele  için  uygun  ilaçları  seçmek,  bilinçli  ilaçlama  yapmak  ve  varroa  mücadelesinde % 90’ın  üzerinde  etkiye  sahip  ilaçları  kullanmak  suretiyle  etkili  sonuç  alınabilir. Kovandaki  varroa  yoğunluğu  % 1 in  altına  düşürülmelidir.

Varroa  ile  mücadelede  kullanılan  ilaçlar  arıyı  öldürmeyecek,  bal  ve  balmumunda  kalıntı  bırakmayacak, ana  arıya  zarar  vermeyecek  ve  varroa  parazitini  öldürecek  yapıda  olmalıdır.

 


 

KIŞLATMA  YERİNİN  SEÇİLMESİ

 

KIŞLATMA DA  KOVANIN  ÖNEMİ

 

Bal arılarının  aktiviteleri  çevre  şartları  ile  yakından  ilişkilidir.  Arılar  hava  sıcaklık 14 c altına  indiğinde  uçuş  yapamazlar, 12 C ısıda  ise  salkıma  geçerler.  Arıların  yerleştirileceği  yerlere  nakli,  sıcaklık  çok  düşmeden  önce  yapılmalıdır.  Soğuk  bölgeden  sıcak  bölgeye  arıları  nakledebiliriz,  ancak  sıcak  bölgeden  soğuk  bölgeye  arı  naklini   kış  döneminde  kesinlikle  yapmamak  gerekir.  Çünkü  gidilen  yerde çevre  şartları  arı  biyolojisine  uygun  değildir.  Kışlatma,  bölgelere  değişmekle  birlikte  yer  seçimi  kadar,  arının  ırkı,  kovan  tipi,  arılığın  düzenlenmesi de  önemlidir.  Kovanların  konulduğu  yerler  güney  ve  güney  doğuya  bakan  taban suyu  düşük,  göl  ve  ana  yoldan  uzak  olmalıdır.  Saçak  altları,  ağaç  dipleri, soğuk  ve  gölgeli  yerler  seçilmemelidir.

 

 

Kovanın  yerleştirilmesi  öne  doğru  hafif  % 10  eğimli  olmalıdır.  Arılı  çerçeve  sayısına  göre  uçuş  deliği  açıklılığının  her  çerçeve  arı  için  1  cm  olması  uygundur.  Kovan  içinde  üzerinde  arı  olmayan  petekler  alınmalı,  boşluklar  doldurulmalıdır.   Uçuş  deliğinin  daraltılması,  arıların  aktif  olduğu  zamanlarda  yapılmalıdır.  Kovanda  rutubet  yapıcı  etkenler  ortadan  kaldırılmalıdır.  Arılar  kış  döneminde  havalandırma  yapamazlar,  çıkan  karbondioksit  gazının  kolayca  dışarı  çıkması  gerekir.  Bu  sebeple  kovanda  havalandırma  deliği  bulunmalıdır.

 


 

ARININ  IRK  ÖZELLİĞİ

 

 

 

Her  yörenin,  doğal  şartlarına  uyum  sağlamış  arıları  vardır.  Bunu  kışlatma  bölgesinde  mutlaka dikkate  almak  gerekir.  Aksi  halde  olumsuz  sonuçlara  katlanmak  durumunda  kalınır. Örneğin,  muğla  genotipi  arıyı,  kışı  uzun  geçen  yörelerde  kışlatamazsınız.  Bu  kolonileri  orijinal  iklim  kuşağına  nakletmek,  kış dönemi  için  uygun  olur.

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MAYE REKLAM, PAZARLAMA ve DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ.

Beylikdüzü Birlik Sanayi Sit. Birlik 2 İş Merkezi Kat:3 No:50  - 34900 Beylikdüzü-İstanbul - TÜRKİYE

Tel: +90 212 876 76 55 (pbx) - Fax: +90 212 876 76 54   E-Mail: info@apimaye.com ar-ge@apimaye.com

 

fare, fırçası, giriş, gözü, hastalığı, ırk, işçi, izolasyon, kaçıran, kafkas, kalıbı, kanat, kapak, karınca, kek, kontrol, körük, kuşu, kutu, dadant